HABERLER
21. YÜZYIL İNSANININ ARŞİVİ’NE BURSALI YÜZLER DE KATILACAK
• Fotoğrafçı Nejat Nazaroğlu ve Herman Artuç’tan oluşan “Yüzbinyüz Ekibi”, bu projeye Bursa’yı‘da katacak. İnsanı, bugüne kadar bakılanın dışında özgün ve pozitif bir yaklaşımla, tam boy duruşu, bakışı, giysisi, takısı ile beyaz fon önünde, açısı ve gücü sabit ışıklar kullanarak mekân, ışık ve önyargıların etkisinden soyutlayıp, göstermek isteyen “Yüzbinyüz Ekibi” bu çalışma ile dünyanın en kapsamlı ve paylaşımı en yüksek portre arşivini oluşturma iddiasında. Feray YILMAZ Goethe’nin “İnsan Kendini Yalnızca İnsanda Tanır” sözünden çıkmışlar yola, yüz bin yüzü fotoğraflamak için... Fotoğrafçı Nejat Nazaroğlu ve Herman Artuç, dünyada ortaya çıkan tüm sorunların insanların iletişimsizliği ve olumsuz bakış açısından çıktığı inancıyla, yüz bin ‘gülen yüz’den oluşan siyah-beyaz fotoğraf arşivi için İstanbul’dan işe başlamışlar. 5 yıldır projenin üzerine çalışıyorlar, bu süre zarfında, 3 bin kadar kişiyi beyaz fon önünde fotoğraflayan “Yüzbinyüz” Ekibi, on beş yıl sonra yüz bin adet ‘yüz’e ulaşmayı hedefliyor. Projede statülerin hiç önemi yok. Başbakan, büyükelçi, çok ünlü bir sanatçı veya doktor, mühendis, itfaiyeci, işçi, kadın, yaşlı, genç, çocuk, özürlü hiç farketmiyor. Herkes beyaz fonun önüne geçiyor ve gelecek kuşaklara pozitif bir duruşla güzel bir mesaj gönderiyor. İnsanı, bugüne kadar bakılanın dışında özgün ve pozitif bir yaklaşımla, tam boy duruşu, bakışı, giysisi, takısı ile beyaz fon önünde, açısı ve gücü sabit ışıklar kullanarak mekan, ışık ve önyargıların etkisinden soyutlayıp, göstermek istiyorlar. Proje ile 21. yüzyıl insanının arşivi oluşuyor. Sonra, bu fotoğraflar başka şehir ve ülkelere taşınıp sokak sergileri açılacak. Yani, fotoğrafı çekilen insan hayatında hiç gitmese ve gidemeyecek olsa da Mısır piramitlerinin önünde veya Pisa Kulesi’nin altında fotoğrafı arz-ı endam edebilecek. Dünyanın en kapsamlı ve paylaşımı en yüksek portre arşivini oluşturma iddiasındaki Proje’nin, günümüzden yüzlerce yıl sonra, antropolojik açıdan da önemli olacak bir veri oluşturacağı kesin. Söz konusu arşivde kişilerin özel bilgilerinin yer aldığı küçük ses kayıtları ve çekim aşamalarının video görüntüleri de yer alıyor. Ayrıca fotoğrafı çekilen her bireyin sesinin müzikteki karşılığı, yani notası da çıkarılıyor. Fotoğrafçı Nejat Nazaroğlu ve Herman Artuç, projeye dahil etmek için geçtiğimiz ay Bursa’daydı. Projeye çok inandıkları gözlerinden anlaşılan ekip, Bursa’nın da profilini çıkarmak istiyor. Bakkaldan manava, işportacıdan kâğıt toplayıcısına, Cem Yılmaz’dan, ABD Türkiye Büyükelçisi’ne, müzisyenden ressama çektikleri tüm fotoğrafları o inanç ve heyecanla anlatıyorlar da, anlatıyorlar. Bir yandan Avrupa başkentiyle iletişimde olduklarının altını çiziyorlar, diğer yandan da sık sık insanların birbirini tanımasının önemine dikkat çekiyorlar. Ekip, şu ana kadar, Beyoğlu İtfaiyesi, UNDP Türkiye, Agos Gazetesi, BSEC(Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü), Doğan Holding, TRT İstanbul Televizyonu, Açık Radyo, Türkiye Ermeni Patrikhanesi, Euro RSCG İstanbul, Türkiye Paralimpik Olimpiyat Takımı, Posta Gazetesi, Sirkeci Fotoğrafçı Esnafı, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, Surp Prgiç Ermeni Hastanesi, Akbank Sanat, Düşler Akademisi, Doğan Kitap & Doğan Egmont, Nardis Jazz Club, Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü, 12. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu, Fener Rum Patrikhanesi, Alman Başkonsolosluğu, Zoğrafyon Rum Lisesi ve Babylon Performance Center’i oluşturan insanları fotoğraflamış. Bursa veya bir başka Anadolu şehri projeye nasıl yaklaşır, dünyanın hangi coğrafyasında ne kadar insan önyargılarından, statülerinden sıyrılıp beyaz fonun önünde, içindeki pozitif enerjiyi dışavurabilir bilinmez ama Yüzbinyüz Ekibi, evrensel bir dil olan fotoğrafla insanlararası ve kuşaklararası bir duygu uyandırarak, birbirlerini daha iyi tanımalarına ve anlamalarına katkıda bulunmak için deklanşöre basmaya devam edecek gibi görünüyor.
|