BTSO İletişim Mail
Sayı : 262
ARALIK 2009
Ana Sayfa Geçmiş Sayılar Kapak Reklam Verenler
MEHMET UĞUR CİVELEK

BELİRSİZLİK YÜKSEK DEĞERİNİ KORUYOR!

Yeni yılın neler getirip, neleri götüreceğini tam olarak bilmiyoruz; sadece bir önceki seneden daha iyi olmasını temenni ediyoruz. Fakat tedbiri elden bırakmamak gerektiğini öğrenmek zorunda kaldık. Evet oldukça sorunlu ve sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz: kredi krizi hafiflemiş ve paniğe dönüşen güvensizlik kısmen atlatılmış olabilir, ancak birikmiş sorunlar çözüm beklemeye devam ediyor. Küresel soruna, uzlaşıya dayalı bir çözüm üretilememiş olması, 2010 yılı için de iyimser olmayı zorlaştırıyor. En iyi ihtimalle küresel toparlanma yavaş olacak; en kötü ihtimalle ise kırılganlığın anormal düzeylere ulaştığı yeni bir daralma yaşanabilir. Bu iki üç olasılık arasındaki genişliğin büyük oluşu risk alma isteğini azaltıyor ve olumsuz ihtimalin gerçekleşme şansını arttırıyor.

2009 yılı küresel düzeyde para ve maliye politikalarının sonuna kadar gevşetildiği bir dönem oldu. Sermaye piyasalarındaki kayıplar kısmen geri alındı, bilânçolardaki olumsuzluğun dozu azaltıldı; fakat daralan ekonomi seri bir şekilde toparlamadı, işsizlik artmaya devam etti. Tasarruf açığı olan ekonomilerdeki olumsuzluk, tasarruf fazlası olanlara göre daha büyük oldu; güç dengeleri ikinci grup lehine değişti. Sorunları küçük iken çözme kararlılığını terk edip ilkeleri tüketerek günü kurtarmaya öncelik vermenin bedeli ağır oldu ve olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Küresel gelişmeler, kronik tasarruf açığı olan ve bu yapısal sorundan kurtulmak için gerekli politika değişikliklerine rağbet etmeyen Türkiye benzeri ekonomileri daha çok etkiledi. 2009 yılının ilk yarısında ekonomi yüzde 10’a yakın düzeyde daraldı, işsizlik artarken maliyet ve talep kökenli baskıların yokluğu sayesinde enflasyon geriledi; sorunlu kredileri artan bankalar BDDK’nın anlayışı ve Merkez Bankası’nın desteği sayesinde görüntüyü kurtardı; bütçe açığı ise kontrolsüz bir şekilde büyüdü. Yılın ikinci ve üçüncü çeyrek dönemlerinde uygulanan vergi indirimleri ise geçici olarak daralmayı durdurdu. Yeni yıl yaklaşırken, ekonominin genel durumu, her şeyin düzeleceğini müjdeleyen bir görüntü sergileyemedi. Ekim ayı ile birlikte daralma sinyalleri yeniden güçlenir iken, maliyet kökenli enflasyon baskısı daha yoğun bir şekilde hissedilir oldu. Orta Vadeli Plan’ın 2010 yılına ilişkin hedef tahminlerine yönelik şüpheler büyüdü; zira üretenler başta olmak üzere geniş kesimlerin yaşam koşullarındaki olumsuzlaşma eğilimini tersine çevirebilecek herhangi bir uygulama yapılmadı.

Başta gelişmiş ekonomiler olmak üzere, küresel talep zayıf ve rekabet koşulları olumsuz; hal böyle olunca faaliyet gelirleri eriyor ve gelir dağılımı bozuluyor, borçlar büyürken talep toparlanamıyor.

Koşullar ülkemizde üretilen mallara yönelik dış talebin iki yıl önceki seviyelere dönemeyeceğini işaret ediyor. Benzer koşullar iç talebi de aynı yönde etkiliyor; değil yeni yatırım yapmak, mevcutların ihtiyacını bile karşılamak zorlaşıyor. Hükümetin hazırladığı Orta Vadeli Plan ise bu durumu görmezden geliyor ve ekonominin özel sektör yatırımları sayesinde büyüyeceğini varsayıyor, diğer hesapları da buna göre yapıyor ve küresel koşulların seri bir şekilde düzeleceğini umuyor. Temeldeki varsayım çürük olunca da hedef ve tahminler gerçekçi olmuyor. Sağlam hesaba dayanmayan yatırımlar ve neden olduğu israfın, sorunları iyice ağırlaştıracağı düşünülmüyor; günü kurtarmaktan vazgeçilemiyor. Sadece ülkemizin tasarruf açığını büyütmenin ve bunu finanse etmenin yolları aranıyor…

Küresel düzeyde belirsizlik ve kırılganlık yüksek düzeyini korumaya devam edecek; yatırımlar tasarruf fazlası veren ve maliyet avantajı olan bölgelerde yoğunlaşacak, bu gruba girmeyenler, bu gerçeği hesaba katmadığı ve gerekli yapısal değişikliği uygulamaya koymadığı sürece yıpranmaya devam edecek. Gelişmiş ekonomilerde kamulaştırma, parasal gelişme ve korumacılık ekseninde ortaya çıkan uygulamalar geçici olmayacak ve muhtemelen çeşitlenmeye devam edecek. Canlandırma ve destek paketleri geri çekilirse krizin geri geleceği, devam ederlerse enflasyonist bir durgunluk yaşanabileceği gibi endişeler, tüm uygulamalarda radikal değişimi zorluyor. Fakat ülkemizi yönlendirenler borç verenleri memnun etmeye çalıştıkları için gerekli esnekliği gösteremiyor, adeta bir yerlerden izin bekliyorlar. Belli ki geniş kesimlerin yaşadığı sıkıntılar, bir süre daha ikincil kalacak ve masallara devam edilecek…


MEHMET UĞUR CİVELEK
EKONOMİST

Organize Sanayi Bölgesi Mavi Cadde 2. Sokak No: 2 16159 Nilüfer/BURSA
Telefon : +90 (224) 243 15 00 Faks : +90 (224) 242 85 11