KAPAK: YORUMLAR
CİTİBANK GENEL MÜDÜR YARDIMCISI BERNA ÖZTÜRK
Türkiye’de düzelmenin kritik aşamalarından biri de yurt dışından Türk mal ve hizmetleri ile aktiflerine olan talebin yükselmesi olacak. Ancak bu süreç çok hızlı olmayacak, gelişmiş ülkelerdeki yavaş toparlanma nedeniyle tüm bu talebin Türkiye’ye yansıması da zaman alacak. 2010 YILININ İKİNCİ YARISINDA HAFİF BİR DÜZELME BEKLEYEBİLİRİZ Türkiye ekonomisinin, 2010 yılında göreceli olarak toparlanması ile birlikte, aktif kalitesinde özellikle 2010'un ikinci yarısında hafif bir düzelme olmasını bekleyebiliriz. Türkiye’de düzelmenin kritik aşamalarından biri de yurt dışından Türk mal ve hizmetleri ile aktiflerine olan talebin yükselmesi olacak. Ancak bu süreç çok hızlı olmayacak, gelişmiş ülkelerdeki yavaş toparlanma nedeniyle tüm bu talebin Türkiye’ye yansıması da zaman alacak. TEMKİNLİ BİR BÜYÜME SÜRECİNE HAZIRLANIYORUZ Türk bankacılık sektöründe, 2010 yılından itibaren temkinli bir büyüme sürecine yeniden girileceğini düşünüyoruz. Sektörün dengeli ve tedbirli yapısı, düzenleyici ve denetleyici kurumların proaktif yaklaşımları, banka yönetimlerinin ihtiyatlı tutumları ve geçmiş krizlerden çıkarılmış dersler sonucu, Türk bankacılık sektörünün batıda görüldüğü ölçekte bir finansal sektör krizi yaşamasının önüne geçildi. Türk bankalarının sermaye yeterliliği, karlılığı, fonlama yapısı gibi etmenler, sektörün bu ölçekte dayanıklı olmasını sağlayan en önemli belirleyiciler oldu. KÜÇÜK ŞİRKETLERE REKABETÇİ BİR ÜRETKENLİK GEREKİYOR Eskiye göre daha yavaş toparlanması beklenen ekonomimizde büyük şirketlerin işletme sermayesi ile ilgili kredi talebinin geçmişe oranla daha düşük olacağını tahmin ediyoruz. Buna karşın küçük ölçekteki şirketler bu ekonomik krizden ciddi olarak etkilendiklerinden, burada kritik olan KOBİ'lerin kendilerini sektörel ticaret süreçleri içinde iyi konumlandırmaları (tedarik / dağıtım kanalları), rekabetçi bir üretkenlik modeli sürdürmeleri ve yine vazgeçilmez olarak özsermaye olanakları olacaktır.
|